Her gün parmağınızla ekranda 90 metrelik bir yol katettiğinizi biliyor muydunuz? Seçkin markalar, ajanslar ve Facebook partnerleri için düzenlenen özel etkinlikte bu tür eğlenceli bilgilerin yanı sıra oldukça faydalı ipuçları ve püf noktaları da paylaşıldı. Şanslı katılımcılardan biri de bizdik 😉
Dikkat süresi son derece kısa
Dijital dünya her zaman olduğu gibi hızla değişiyor. Bir yıl önce işe yarayan stratejiler bugün artık etkisiz kalabiliyor. Dijital ortam değiştikçe, insanların bu ortamla kurduğu etkileşim de aynı hızla dönüşüyor.

Facebook kullanıcıları, mecranın ilk yıllarına kıyasla 1.7 kat daha hızlı kaydırma yapıyor. Gençler, içerik tüketimine 50 yaş üzerindeki kişilere göre 2.5 kat daha az zaman harcıyor. Kısacası… Paylaşımınızın göz açıp kapayıncaya kadar dikkat çekmesi gerekiyor. Yeni bir şey değil, değil mi? O halde yüksek kaliteli, dikkat çekici içerikler ve nokta atışı hedeflemeler yapmaya devam edin.
Video içeriklerde detaylara odaklanın
Bu durum, bilgiyi hedef kitlenize bir Facebook videosunu sonuna kadar izletecek şekilde sunmanız gerektiği anlamına gelir.
Videoyu, izleyicinin ilgisini her an canlı tutacak sekanslara bölün: 3. saniye, 6. saniye ve 10. saniye kritik dönemeçlerdir.
Pratikte işleyiş şu şekildedir:
- 3. saniyede konuyla ilgilenen kişilerin %65’i videoyu 10. saniyeye kadar izlemeye devam eder.
- 10. saniyede hala ilgisi devam edenlerin %45’i ise videonun ilk 30 saniyesini tamamlar.
McDonald’s videosu bunun nasıl yapılacağına dair harika bir örnektir. Başından sonuna kadar izleyicinin dikkatiyle ustaca oynuyorlar.
Optimize edin, optimize edin, optimize edin
Birçok marka TV reklamlarını olduğu gibi Facebook’ta kullanıyor. LÜTFEN YAPMAYIN!
İnsanların kanepede uzanırken TV izleme davranışıyla, telefonlarında feed kaydırırken sergiledikleri davranışlar tamamen farklıdır.
Aşağıda, OldSpice’ın 7 saniyeye düşürülmüş (yani Facebook için optimize edilmiş) bir TV reklamını görebilirsiniz:
Sonuçlar:
Facebook için optimize edilen videonun reklam hatırlanabilirliği (ad recall), TV spotuna göre 17 puan daha yüksektir.
Unutmayın:
- İlk 3 saniye, videonun sonuna kadar izlenip izlenmeyeceğini belirler.
- TV spotlarını Facebook için optimize edin: Videoyu kısaltın ve izleyici için en can alıcı noktaları öne çıkarın.
- Video içi branding (markalama): İzleyiciler her zaman hangi markayı izlediklerini bilmeli. Rakibinizin reklamı olduğunu sanmalarına izin vermeyin. Sağ alt köşede küçük bir logo kullanın veya marka renklerinizi öne çıkarın.
- 1:1 Formatı (veya dikey tam ekran stories): Hedef kitlenizin videoları farklı cihazlarda izlediğini unutmayın. İnsanların videoyu tam ekran izlemek için telefonu yan çevireceğini sanmayın. Mobile optimize edin. Stories söz konusu olduğunda, yerel görünmek için dikey videolar bir zorunluluktur.
- Altyazı olmazsa olmazdır: İnsanların büyük bir çoğunluğu videoları sesi kapalı izliyor. Altyazıları doğrudan videonun içine gömmeyin; mobilde okunması imkansız olabilir. Bunun yerine Facebook’a .srt dosyası yükleyin. Böylece altyazılar hem mobil hem de masaüstü için mükemmel şekilde optimize edilir.
Feed hızlıdır = Biz hızlıyız
Eğlenceli bir bilgi: Parmağımız her gün feed üzerinde 90 metre yol kat ediyor.
Bu durum bizi yeni bir Usain Bolt yapmasa da, bilgiyi ne kadar hızlı tükettiğimizi anlamak adına önemli bir veri. Kendi kullanım alışkanlıklarınızda bunu bir test edin 😉

Oldukça hızlı, değil mi?
Asıl mesele, insanların çok hızlı tüketmesi ve sizin zorluğunuzun onları bir anlığına durdurup marka mesajınızı normalden biraz daha uzun süre tüketmelerini sağlamaktır.
Sosyal medyada 3 temel kullanıcı davranışı bulunur:
- Yıldırım hızında kaydırma (Akıllı telefon süresinin %70’i): Kullanıcı sadece anahtar kelimeleri algılar ve içerikle etkileşime girmez. Genelde bir yerden bir yere giderken veya öğle yemeğine yürürken yapılan eylemdir.
- Rahat kaydırma (Sürenin %20’si): Kullanıcı içeriği okur ve tüketir. Genellikle toplu taşıma kullanırken veya uzun bir sırada beklerken gerçekleşir.
- Geriye dönük kaydırma (Sürenin %10’si): Genellikle evde TV izlerken günün paylaşımlarına bakılan andır. Kullanıcı içerikle aktif etkileşim halindedir.
Önemli olan, Google’ın başardığı gibi kullanıcının dikkatini hemen yakalamaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=Fi2MUL0hNNs
Instagram’ın perde arkası
En güncel rakamlar:
- 800 milyon aktif kullanıcı
- 500 milyon günlük kullanıcı
- Kullanıcılar tarafından her gün 250 milyon story paylaşılıyor
- 8 milyon işletme profili
Stories her durum için kullanışlıdır
SnapChat uygulamasını Facebook’a satmayı reddettiğinden beri Mark Zuckerberg, SnapChat’in sunduğu her şeyi platformlarına entegre etmeye karar verdi.
Instagram Stories’in lansmanı, Instagram’ı kullanma şeklimizi değiştiren en önemli güncellemeydi.
Markaların stories formatına adapte olması çok uzun sürmedi. Bu mecrayla birlikte hedef kitlenin marka içerikleriyle etkileşime geçmesi için yepyeni yollar açıldı.
İşte yeni kitlelere ulaşmak ve onları müşteriye dönüştürmek için bazı yöntemler:
- Satış ve İndirimler: Story’lerin 24 saatlik ömrünü avantaja çevirin. Süreli teklifler sunarak ürün satışlarınızı artırın.
- Yeni ürün lansmanı: Bazı markalar Insta-Stories’i yeni ürünlerini duyurmak için bir teaser (merak uyandırıcı) olarak kullanıyor.
- Özel içerikler: Sadece story’lerde paylaşacağınız içerikler belirleyin. Böylece kitleniz markanızı sadece keşfetmekle kalmaz, içeriklerinizi aktif olarak aramaya başlar.
- Eğitimler (Tutorials): Uzun ve basit bir rehber oluşturmak için story’lerinizi birbirine bağlı kısa videolar veya görsellere bölün.
- Perde arkası: Kuruluşunuzun veya şirketinizin nasıl çalıştığını gösteren içerikler hedef kitleniz için ilgi çekici olabilir.
Şimdilik bu kadar. Facebook Day etkinliğinde çok daha fazlasını öğrendik ancak her şeyi anlatmaya kalksak yeni bir kitap yazmamız gerekirdi.
O yüzden, Facebook’tan edindiğimiz yeni bilgi ve birikimleri ilerleyen zamanlarda sizinle paylaşmaya devam edeceğiz.




