Bloga dönBloga geri dön

Sosyal Medya Lead Generation: Profesyonellerin Bile Yaptığı 5 Hata | Kontentino

Carsten Schaefer
İçerik
Sosyal kanıt (Social Proof) kullanmamakSosyal medyayı otopilota bağlamak Sorunu ve çözümü doğru iletememekMetrikleri anlayamamakSosyal medyayı genel lead generation çalışmalarınıza entegre etmemekSonuç

Sosyal medyayı sadece varlık göstermek ve müşterilerinizin aklında kalmak için kullanmak gayet güzel bir strateji; ancak gerçek bir ROI istiyorsanız muhtemelen sosyal medya üzerinden lead generation yapmayı hedefliyorsunuzdur. İyi haber şu ki, bu aslında o kadar da zor değil. Kötü haber ise, sosyal medya platformlarını kullanarak işletmeniz için lead toplarken yapılabilecek pek çok hata olması.

Bunlardan bazıları, copy içeriğinizdeki dil bilgisi hatalarını kontrol etmemek gibi küçük detaylarken; bazıları ise hedeflemeyi kaçırıp marketing bütçenizi işe yaramaz tıklamalarla tüketmek gibi oldukça büyük hatalardır.

İşte sosyal medya aracılığıyla lead elde etmeye çalışırken en sık yapılan hatalar.

Sosyal medyada lead toplarken bu 5 hatayı yapmayın

Sosyal kanıt (Social Proof) kullanmamak

Potansiyel müşterilerinizin online ortamda hiç tanımadıkları birine, sizin marketing çalışmalarınızdan daha fazla güvenme eğiliminde olduğunu biliyor muydunuz? Günümüzde pek çok işletme, çoğu zaman hedefi ıskalayan outbound ve inbound marketing yöntemlerine büyük yatırımlar yapıyor. Her gün maruz kaldığımız yoğun gürültü ve bitmek bilmeyen reklam akışı nedeniyle artık reklamlara karşı bağışıklık kazandık.

Öte yandan, gerçek kişilerden gelen samimi yorumlara ve geri bildirimlere güveniyoruz. Yeni müşterileri ürün ve hizmetlerinizin kalitesi konusunda ikna etmenin en etkili yollarından biri, mevcut müşterilerinizin deneyimlerinden yararlanmak ve sosyal kanıtın gücünü kullanmaktır.

Bunu yapmanın birkaç yolu var, ancak kesinlikle Facebook yorumlarıyla başlamanızı öneririm. Eğer bu özelliği henüz kullanmıyorsanız, bir an önce başlamanızda fayda var. Dahası, müşterilerinizi bir ürün satın aldıktan sonra Facebook’ta yorum bırakmaya teşvik edebilirsiniz. Hazır başlamışken, sizden bahsederek Twitter ve Instagram’da da güzel yorumlar bırakmalarını isteyebilirsiniz. Not: Bu her işletme için işe yaramayabilir, ancak dijital ayak iziniz güçlüyse ve özellikle müşterinizin iyi bir takipçi kitlesi varsa, kesinlikle bu çabaya değer.

Bu platformlar Facebook gibi bir yorum özelliğine sahip olmasa da, sosyal kanıt için kullanılamayacakları anlamına gelmez. Tüm pozitif yorumların ekran görüntüsünü alın ve bunları web sitenizin ana sayfasında veya landing page’lerinde sosyal kanıt olarak kullanın – yapması işte bu kadar basit.

Maksimum etki için bunun tersini de yapabilirsiniz: Web sitenizdeki sosyal kanıtları sosyal medya profillerinizde paylaşın. Müşterilerinizden geri bildirim almanın birçok yolu vardır; incelemeler, testimonial’lar, puanlamalar ve daha fazlası. 

Topladığınız sosyal kanıtları Facebook postları, Instagram storyleri ve diğer kanallar üzerinden sosyal medya stratejinizin bir parçası olarak paylaşabilirsiniz. Video formatı Facebook’ta özellikle iyi sonuç verdiği için, en memnun müşterilerinizden maksimum etki yaratacak bir video testimonial kaydetmelerini isteyebilirsiniz. Video, kısıtlı marketing bütçesine sahip küçük işletmeler için harika bir yöntemdir; yapmanız gereken tek şey, ilgili sayfalarınızda müşterilerinizin videolarına link vermektir.

Sektörünüze bağlı olarak TripAdvisor, Yelp, Glassdoor, G2Crowd, Capterra gibi diğer inceleme sitelerine de göz atmak isteyebilirsiniz. Platform ne olursa olsun, elinizde olağanüstü iyi yorumlar varsa bunlar sosyal medya lead generation kampanyalarınız için mükemmel materyallerdir. Örneğin, bir SaaS ürünü için yeni bir özellik pazarlıyorsanız, fikri kitlenize sunarken yanına birkaç G2Crowd veya Capterra yorumu eklemek oldukça faydalıdır.

Sosyal kanıtın gücünü küçümsemeyin

Sosyal medyayı otopilota bağlamak

Bazı kişiler sosyal medya yönetim araçlarını sadece bir takvim gibi kullanmayı tercih ediyor. Birkaç haftalık post planlıyorlar ve sonra bunları tekrar tekrar paylaşıyorlar. Bu şekilde sosyal medyada 7/24 aktifmişsiniz gibi görünebilirsiniz, ancak bu durum lead generation çabalarınızda herhangi bir fark yaratır mı?

Demek istediğim, istediğiniz kadar ileriye dönük içerik planlayabilirsiniz; ancak nitelik yerine niceliğe odaklanırsanız kendinize kötülük etmiş olursunuz. Tek amacınız bir content calendar doldurmaksa her şey yolunda görünebilir. Sosyal medya takviminiz dolu olduğu için muhtemelen iyi bir iş çıkardığınızı düşüneceksiniz ve takipçileriniz her gün bakacak bir şeyler bulacaktır.

Eski postları sürekli döngüye sokup bir şeyler değişmesini ummak yerine, daha az ama kitleniz için değerli paylaşımlar yapmayı deneyin. İşte burada Kontentino gibi bir sosyal medya yönetim aracı devreye girer. Kontentino’da büyük ekipler bile sorunsuz bir şekilde kolaborasyon yapabilir. Yüksek kaliteli içerik üretmeye odaklanabilir, içeriğin marka standartlarına uygun olduğundan emin olabilir ve ardından postu planlayarak sürekli düşünmek zorunda kalmazsınız.

Daha az sayıda ama üzerine düşünülmüş postlar paylaşmak, hiçbir katma değeri olmayan aynı içerikleri tekrar tekrar paylaşmaktan çok daha fazla müşteri çekmenize yardımcı olacaktır.

Sorunu ve çözümü doğru iletememek

Meşhur Pareto prensibini duymuş olabilirsiniz. Hayatın pek çok alanında olduğu gibi sosyal medyada da geçerlidir; içeriğinizin yaklaşık %80’inin yardımcı nitelikte olması, %20’sinin ise ürün ve hizmetlerinizi tanıtmaya odaklanması gerektiğini belirtir. Genel olarak takip edilmesi gereken iyi bir kuraldır, ancak bu oran sektörünüze, ihtiyaçlarınıza ve marketing hedeflerinize göre değişebilir.

Sorun şu ki, şirketler o %80’lik (veya tercih ettiğiniz oran her neyse) kısımda kendi işlerinden çok uzaklaşma eğilimi gösteriyorlar. Örneğin, bir asitli içecek markasının son müzik festivalleri hakkında güncellemeler paylaşması gibi. Müşteriler bu tür bir güncellemeden ne kazanır? Onlar için buradaki değer nerede?

İdeal bir post, o müzik festivalinde söz konusu içecek ile kendinizi ferahlatabileceğiniz gerçeği arasında bir bağ kurmalıdır. Paylaşım ne olursa olsun, aşırı promosyonel görünmeden doğrudan bir çözümle ilişkilendirmeye çalışın. Aksi takdirde, markanızı tanıtmak ve sosyal medya üzerinden lead toplamak için en değerli fırsatları kaçırmış olursunuz.

Metrikleri anlayamamak

İyi bir sosyal medya yöneticisi, sosyal medya platformları üzerinden lead oluşturmak istediğini söyler. Harika bir sosyal medya yöneticisi ise, belirli bir reklam harcaması getirisi (ROAS) ile ücretli sosyal medya reklamları üzerinden ayda 100 kalifiye lead oluşturmak istediğini belirtir. İkisi arasındaki fark, harika bir yöneticinin ulaşmak istediği sonuçları elde etmek için gerekli metrikleri ve yöntemleri anlamasıdır.

Çabalarınızı ölçümlerken dikkate almak isteyeceğiniz bazı metrikler şunlardır:

  • Beğeniler, paylaşımlar, yanıtlar, retweetler
  • Reach (Erişim)
  • Tıklama oranları (CTR)
  • Sayfa içi dönüşümler (Conversions)

Hangi metrikleri takip etmeniz gerektiğinden emin değilseniz, internette kullanabileceğiniz pek çok kaynak mevcuttur. Bu kaynaklardan biri de önümüzdeki haftalarda Kontentino blogunda paylaşılacak, takipte kalın.

Ana metrikleriniz, ister reklam verin ister organik yoldan ilerleyin, sosyal medyadaki ROI’nizi doğrudan takip etmenizi sağlayan dönüşümler ve tıklamalardır. Beğenileri, paylaşımları ve impresyonları takip etmek, amacınız görünürlüğü artırmaksa mükemmeldir. Ancak lead toplamak istiyorsanız, tıklama oranları ve site içi dönüşümler gibi somut metriklere odaklanın.

Sosyal medyayı genel lead generation çalışmalarınıza entegre etmemek

Günümüzde pek çok marketing kanalı var ve maksimum etki için her birini sosyal medyaya bağlamak mümkün. Örneğin, web sitenizden gelen gerçekten iyi ve aktif bir mailing listeniz varsa, bunu sosyal medya için de kullanmak mutlak bir zorunluluktur.

Listeyi Facebook’a yükleyin, bir Lookalike Audience (Benzer Hedef Kitle) oluşturun; böylece sunduğunuz hizmetle yakından ilgilenen kişilere en çok benzeyen kişileri hedefleyebilirsiniz.

Bu kitlelere reklam göstermenin yanı sıra, web sitenizi insanları Facebook grubunuza katılmaya teşvik etmek için de kullanabilirsiniz. Bu topluluklar, ücretli reklamlara tonla para harcamadan lead oluşturmak ve farkındalık yaratmak isteyen şirketler için değerli bir kaynak olduğunu kanıtladı. Grupları ürününüz hakkında konuşmak, kullanıcılarınıza yardımcı olmak, tartışmalar başlatmak ve daha fazlası için kullanabilirsiniz. İnsanları e-posta kampanyalarınızdan, landing page’lerinizden, pop-uplardan ve aklınıza gelen diğer yöntemlerden gruba yönlendirebilirsiniz.

Dahası, Facebook chatbotları, Facebook postlarınız ve reklamlarınız üzerinden müşterilere ulaşmanın giderek daha popüler bir yolu haline geldi. Manychat gibi servisler, marketing için Facebook Messenger’dan tam anlamıyla yararlanmanızı sağlar. Mailing listelerinizi büyütebilir, Facebook’tan yeni aboneler kazanabilir, sipariş alabilir, basit soruları yanıtlayabilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. En iyi yanı ise Manychat ve benzeri servislerin MailChimp, Hubspot, Shopify ve diğer dev uygulamalarla entegre olmasıdır.

Sonuç

Sosyal medya üzerinden lead toplamak bazen devasa bir iş yükü gibi hissettirebilir ve bazen her şeyi bırakıp sadece web sitenize veya diğer marketing kanallarına odaklanmak isteyebilirsiniz. Ancak bu hatalardan bazılarını yapmaktan kaçınırsanız, sosyal medyadan hızlı, kolay ve ölçemediğiniz sonuçlara servet harcamadan lead elde edebileceğinizi göreceksiniz.

Kontentino social management tool

Senin gibi kullanıcılar tarafından geçen yılda
1,2M+ post schedule edildi.